22/6/2009

yarim zara


Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%> | Tarih: <%CommentDate%>
    Konu: <%CommentTitle%>
    <%CommentBody%>

    Bağlantı » Düzenle » Sil

21/4/2009

resim alıntı daganer

Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%> | Tarih: <%CommentDate%>
    Konu: <%CommentTitle%>
    <%CommentBody%>

    Bağlantı » Düzenle » Sil

11/3/2009

didaktik kitaplar

İlgili aramalar: amatör  -  sagopa kajmer-didaktik kitaplar - &nbsp;sagopa kajmer - &nbsp; didaktik kitaplar - &nbsp; amatör - &nbsp; müzik - &nbsp; rap - &nbsp; ceza
Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%> | Tarih: <%CommentDate%>
    Konu: <%CommentTitle%>
    <%CommentBody%>

    Bağlantı » Düzenle » Sil

20/2/2009

vucudumuz

Vücudumuzun Organları

 İçerik için resimleri tıklayın


KORKUYLA YAŞAMAK

 

Korku..Büyükten küçüğe herkesin,bir başkasını istediği gibi yönlendirmek ve baskı altına almak için kullandığı  sihirli bir sözcük.Sihirli, ürpertici ve korku verici bir sözcük.Daha çok küçük yaşlarda çocuklara  karşı kullanılan bu sözcük,çocuklarımızın gelişimleri sırasında fayda yerine zarar vermekte, onların beyinlerinde fırtınalar oluşmasına neden olmaktadır.Bazen fırtına o kadar büyür ki, “ne oluyor bu çocuğa.” Diye de hayıflanır, kendi ellerimizle bozduğumuz çocuğun dengesini  yerli yerine koymak için de ,her fedakarlığı yapmak için de uğraşır dururuz.

   Doğal olarak çocuklarda görülen ve dolayısı ile toplumun tamamını kapsayan bu korku travmasını en yakın hissedenlerden birisi de benim.Çünkü ben bir öğretmenim ve bunun sıkıntısını en çok hisseden, gözlemleyen ve yaşayanlardanım.”Korku “ sendromu ile ilgili o kadar çok örnek var ki,bunları aşmanın da tek yolu bilinçlenmek ve “ korku “ veren düşüncelerden uzaklaşmamızdır.Bunun için de bir takım kuralları belirleyip, uygun şekilde davranmalı ve Zorunlu olmadıkça da çocuklarımıza bu sözcükleri  kullanmamalıyız.En iyisi  gelin, sizinle birlikte bu konunun üzerine gidelim.Örnekler vererek,neler yapılabileceğini de birlikte belirleyip,ona göre de davranışlarımızı yönlendirelim. 

  Şöyle bir an kendi çocukluğumuza dönelim ve biraz düşünelim.Bizler de, bizden öncekilerden hep korku verilerek büyütüldük. Sanki bir gelenekmiş gibi,sakıncalarını bile, bile bizde devam ediyoruz.Daha çocuğumuz emeklemeye başladığı andan itibaren,zararlı ve tehlikeli araç gereçleri,koruma altına almak yerine, çocuğumuza sesimizi değiştirerek “hişt ! o cıss!!,öcü!! ona dokunma, buna yaklaşma,şunu elleme..” biçiminde küçük korkular verir, bir takım araç gereçleri çocuklarımızdan koruma yolunu seçeriz.Böyle bir yaklaşım yerine, tehlikeli olabilecek araç gereçleri koruma altına almalıyız.Çocuğun beyni gelişince de araçların neden tehlikeli olduğunu anlatmalı ve öğretmeliyiz.

  Yürümeye ve az çok konuşmaya başlayan çocuğumuza; bazen bazı konuları anlatmak yerine, kolay yolu seçer ve onu korkutarak olayı geçiştiririz.En çok ta yemek yedirirken yada uyku zorluğu çektiği anlarda baş vurduğumuz yöntemler vardır.Eğer çocuk yemekte sorun çıkarırsa,” Çabuk ye.Bak  yemezsen seni atdaa bırakırım,” veya “Sen yemezsen abi hepsini bitirir.”  Gibi cümlelerle güya çocuğun yemesini sağlamaya çalışırız.Uyku saati gelen çocuk uymadığında duvara vurarak, aynı zaman da garip seslerde çıkarırız.Hatta ileri giderek “Uyu,hadi yum gözlerini,öcüler seni almaya gelmişler. Uyumazsan götürecekler.” Diyerek korku sözcüklerini peşi sıra kullanır,hayal dünyasını sanal varlıklarla doldururuz.

  Çocuğumuz beş altı yaşlarına basınca, korku sözcükleri de farklılaşır. Oraya gitme-buraya gitme,onu yapma-bunu yapma ,en kötüsü de onunla oynama-şununla oynama diyerek arkadaş seçimini bile ona bırakmaz,onun yerine biz seçeriz. Özellikle büyük şehirlerde, çocuklara oyun alanı bırakılmadığı  için,oyunlarını evin içinde veya balkonda oynama alışkanlığı kazandırır,farklı karakterler de arkadaş gruplarının oluşumunu engelleriz. Sokakları tehlike yerler olarak gösteririz.Doğayı televizyondan tanırlar.Sonuçta da çocuk,kurbağayı , solucanı,karıncayı gördüğü zaman ,basar çığlığı.Çünkü onlara doğayla iç içe yaşama yerine; doğadaki korkuları aşılarız.

  Okul çağı gelen çocuğun, her şeyden korkarak  büyüme alışkanlığını,okulda da devam ettiririz. Çantası ağır diye anne taşır.Ödevleri  anne- baba yapar.Sebep ise basittir. “Aman çocuğumuz yorulmasın.Aman arkadaşlarından geri kalmasın.”düşüncesiyle çocuğu koruduğumuzu sanırız. Çocuk okuma ve yazmayı söktüğü andan itibaren,durum birden farklılaşır.Sıra önemli bir dayatmaya daha gelmiştir.Dayatmanın adı da “matematik” dersidir.”Bak çocuğum matematik zordur.Onun için iyi öğren.”korkusunu veririz.Üstelik o andan sonra da çocuğu yalnız bırakırız.Toplumun genelinde “ matematik “ fobisi vardır.İşte bu korkunun sebebi, bilinçsiz yönlendirmelerle bu yaşlarda başlamaktadır.Eğer çocuk matematik korkusunu yener de, başarılı olursa,sorun bir nebze halledilmiştir.Başarılı olamazsa,korku şiddete kadar uzanır.En ağır hakaretlere maruz kalır.Aynı zaman da diğer dersler de ve başka alanlarda da olumsuzluklar , sırası ile ortaya çıkmaya başlar.Öyle bir an gelir ki,çocuğumuzun ortaya çıkan bir sorununu bire bir halletmek yerine;Öğretmenini öne sürerek,”” dersini yapmazsan, seni öğretmenine söylerim.” Yada “ Seni öğretmenine bir söyleyeyim de, sana gününü göstersin.” Türünde sözlerle korku vermeye çalışırız.Bu çok yanlış bir yöntemdir.Çocuk öğretmeni bahane edilerek korkutulmamalıdır.Her şeyden önce öğretmen bir “öcü” değildir.Öğretmeni bir korku aracı gibi göstermek, çocuğun gelişiminde olumsuzluk yaratır.  İyilik yaptığımızı sanarak başlayan korkular, artık yaşamının bir parçası olur.İlköğretim biter.Sınav korkusu başlar.Lise yıllarında kız-erkek ilişkilerindeki korkular ,sıkıntıyı daha da derinleştirir.Lise bitimin de yeniden sınav korkusu, arkasından iş bulamama  korkusu çocuklarımızın yaşamını alt üst etmektedir.Korkuyla yetişen çocuklardan,geleceği parlak nesiller bekleriz.Onların mutlu olmaları veya mutsuzlukları bizi de etkiler .Olumsuzlukların sonucunda da “nerede hata yaptık.” Sorusunu sorarız.Ama geç kalınmıştır.

Bu ve buna benzer soruları sormamak için  çocuklarımıza korku aşılamaktan vaz geçmeliyiz.Daha küçük yaştan itibaren, sordukları sorulara ; kısa, net ve anlaşılır yanıtlar vermeliyiz.Kendi işini yapabilmesi için güven ve destek vermeliyiz.Bazı konuları “ ayıp” yada “ günah” şeklinde geçirmemeliyiz.Özellikle de dini alanda,bilmediğimiz konularda, kulaktan duyma  bilgileri çocuklarımıza aşılamamalı ve mutlaka hüküm yürütmemeliyiz.Eğer çocuğumuzu bilgilendirmek istiyorsak, konuyu kitaplardan yada uzmanından birlikte araştırmalı,doğruyu öğretmeliyiz.Onlara farklı dinleri ve mezhepleri yalan yanlış tanıtmamalıyız.Çocuğumuzu yetiştirirken,iyilik ve doğruluğun yararlarını anlatmalıyız.Allah korkusu yerine, önce Allah sevgisini aşılamalı ve allahın sevgisini kazanmayı öğretmeliyiz.Ayıp yerine doğruluk ve dürüstlük, günah yerine, sevabın güzelliklerini ve bu olguların sonucunda da cehennem yerine cennet sözcüklerini daha çok kullanmalıyız.Ayıp, günah ve cehennem sözcüklerinin, Allah sevgisi olmayan durumlarda kullanıldığını, öyle durumlarda da allah’ tan korkulmasının gerektiği kavratılmalıdır.

 

 Mehmet Soyöz

alıntı http://soymet.blogcu.com/korkuyla-yasamak_1544840.html

Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%> | Tarih: <%CommentDate%>
    Konu: <%CommentTitle%>
    <%CommentBody%>

    Bağlantı » Düzenle » Sil

16/1/2009

fotograflar alıntı daganer.blogcu.com.

HAYAT

 

 

GOLGEYE YANSIYAN SEVGI

 

 

FAKIRHANEDE BASBASA

 

 

BANA DA! BANA DA! HANI BANA?

 

 

KUCUK HANIM

 

 

SUTANNE

 

  

COCUKCA

 

 

FOTOGRAFCININ TEKI

 

 

BIR PENCERE

 

 

 

 

KUCUK VEDALAR

 

 

 

AGUSTOS YORGUNU

 

 

BUYULU CALISMA

 

 

 

BUYUK BALIK

 

 

 

 

 

 

SIKILAN PATLIYOR

 

 

LOVE IS...

 

 

 

UZUN ZAMAN OLDU, KIMSE KAPISINI CALMADI

 

 

 

 

GUNBATIMI HUZMELERI

 

 

 

 

 

UFKA DOGRU

 

  

 

 

HALIC'TE SABAH

 

 

SIRADISI

 

BABA - OGUL

 

 

KITAPLAR OKUMAK ICINDIR

 

 

 

GOL AKSAMLARI

 

 

 

MEZAR

 

 

 

BALIK TOPU

 

 

VOSVOS

 

 

Kaynak: Fotokritik

Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%> | Tarih: <%CommentDate%>
    Konu: <%CommentTitle%>
    <%CommentBody%>

    Bağlantı » Düzenle » Sil

MAYDANOS CAFE


Sensizligin ilk Sabahı.SESSİZCE.SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM..:Alıştım Ayrılıklara.Elimde kaldı umutlarım.Kovdum Kendimi Yüreğinden..!


>>>>EN YENİ ŞARKILAR BURADA,HEMDE YEPYENİ<<<


>>>>DİNLEMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN !!!!<<<<

Hakkımda

( HAMİDE ÖZ SAGLIK MESLEK LİSESİ )

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
İKİNCİ BLOGUMUZ TIKLAYIN
KİMYA DERSİ
İSTİKLAL MARŞI
ULU ÖNDER ATATÜRK
T.C. KİMLİK NO SORGULAMA
DEVLETİM
EMEKLİ SANDIĞI
SAGLIKCI
HÜRRİYET GAZETESİ
MİLLİYET GAZETESİ
SABAH GAZETESİ
ÖĞRETMEN SİTESİ TÜRKÇECİ
ÖĞRETMENLER ODASI
ÖĞRETMEN PORTALI MEB
EĞİTİMSİTEM
EĞİTİM100
KARNEM.NET
KENT HABER KONYA
GÜZEL MEMLEKETİM ERMENEK SİTESİ
MEMURLAR NET
İLKOKUMA
PEKİYİ.COM
ŞİİR SİTESİ (İNDİR-DİNLE)
DERS DİNLE SKOOOL
KİTAP YURDU
ÖĞRETMENLERİN SİTESİ
REHBERLİK PORTALI
SINIF ÖĞRETMENİ
EĞİTİMCİLER
PDR SERVİSİ
EĞİTİM EVİ
OKUL BAHÇESİ
ÖĞRETMENLER SİTESİ
İNGİLİZCE ÖĞREN
SINAV SONUÇLARI
ÖĞRETMEN TV
DERSİMİZ.COM
ÖDEV SİTESİ
GLOBAL VİZYON
İNTERAKTİF OKUL
LGS
AKTÜEL EĞİTİM
AÇIK OKUL
FEN OKULU
ÖĞRETMENİN PUSULASI
ÖĞRETMENLER PORTALI
TALİM TERBİYE KURULU BAŞKANLIĞI
HAZIR YILLIK PLANLAR
RESMİ GAZETE
EĞİTİM SİTESİ
EĞİTEK
GÜNCEL EĞİTİM
ÖĞRETMENİN GÜNLÜĞÜ
EĞİTİMCİYİZ
TERBİYE NET
GAZETE OKU
COĞRAFYA SAATİ
EDEBİYAT EVİ
EĞİTİM YENİ ADRESİ
CANIM ÖĞRETMENİM
MEMOCAL
ÖĞRETMEN DOSTU
MEB
TÜRKİYENİN KİMYA KÜTÜPHANESİ

Flash Toys

Kategoriler

  • Egitim
  • Genel Kultur
  • Haberlerim
  • Hikayelerim
  • SAGLIK
  • Makalelerim
  • Ogretmenler
  • Rehberlik
  • Siirlerim
  • Get this widget | Track details | eSnips Social DNA

    Free Hit Counter